MENÜ
Haber

Bir cihan mirasının ihyası: Selimiye Camii ve Külliyesi restorasyon süreci

21 Mar 2026 9 dk okuma 284 goruntuleme
Bir cihan mirasının ihyası: Selimiye Camii ve Külliyesi restorasyon süreci

T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü denetiminde; Gürsoy Grup bünyesindeki Güryapı tarafından yürütülen bu çalışma, titizlikle yürütülen araştırma süreçlerinin, ortaya çıkarılan üstün nitelikli özgün süslemelerin ve geleneksel işçiliğin buluştuğu disiplinler arası bir başarı öyküsü niteliğinde.

Osmanlı mimarlık tarihinde önemli bir yer tutan Edirne Selimiye Camii, II.Selim’in emriyle 1569-1574 yılları arasında dönemin mimarı, Mimar Sinan tarafından inşa edilmiştir. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan caminin son kapsamlı onarımı yaklaşık 40 yıl önce yapılmıştır.

Edirne Selimiye Camii Restorasyonu, Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurlu 30.10.2017 tarihli 4536 numaralı kararı ile onaylanan restorasyon projeleri doğrultusunda 21.11.2021 tarihinde yer teslimi yapılarak uygulanmaya başlanmıştır.

Yönetim ve Metodoloji: Bilimin Işığında Koruma

Selimiye’nin evrensel değerini korumak amacıyla yürütülen süreç; bir Bilim Kurulu, İdare Kontrolör Teşkilatı ve uzman restorasyon ekiplerinin koordinasyonuyla gerçekleştirilmektedir. Uygulamaya mevcut halin detaylı belgelemeleri ile başlanmış, süreç boyunca Bilim Heyeti ve idare kontrolünde çok detaylı araştırma raspaları, arşiv taramaları, laboratuvar analizleri ve verilerin değerlendirilmesi sonrasında hassas müdahale metotlarının geliştirilmesi şeklinde ilerlemiştir. Her öneri uygulama ön numune çalışması ve değerlendirilmesi sonrasında devam ettirilmiştir.

Yapısal Müdahaleler ve Dış Cephe Konservasyonu

Yapının örtü sisteminde ve yapısal bağlamda gerçekleştirilen çalışmalarla, malzemenin ömrünü uzatmak hedeflenmiştir.

  • Taş İşleri: Cami genelinde ve avlu yüzeylerinde mekanik temizlik yapılarak biriken kir tabakası uzaklaştırılmıştır. Özgün dokuya zarar veren çimento esaslı derz ve imitasyon uygulamaları titizlikle sökülmüştür. Cephe yüzey kayıpları incelenmiş ve Bilim heyeti tarafından gerek görülen bölümlerde uygun görülen  imitasyon uygulamaları ve taş bütünleme çalışmaları yapılmıştır.

   
Şekil 1: Güneybatı avlu cephesi onarım sonrası           


Şekil 
2: Güneybatı avlu cephesi onarım öncesi

  • Kurşun işleri: Avlu kubbelerinde ve ana yapıda ömrünü tamamlamış kurşun örtüler sökülmüş; alt katmanlarda Horasan ve çamur sıva uygulamaları yapıldıktan sonra yeni kurşun kaplama uygulamaları yapılmıştır.


    Şekil 3: Ana kubbede kurşun kaplama uygulamaları
  • Minare Restorasyonu: Minarelerde yapılan statik analizler ve detaylı hasar tespit paftalarının değerlendirilmesi sonrasında kısmi müdahale yöntemleri belirlenmiştir. Bu doğrultuda taş çürütme ve derz yenileme işlemleri yapılmış, şerefe korkuluklarındaki niteliksiz (muhdes) kısımlar özgün türe uygun taşlarla yenilenmiştir. Şerefe altında mukarnas bölümlerindeki yapısal sorunlar giderilerek hem statik hem de estetik bütünlüğün devam ettirilmesi hedeflenmiştir. Bakır alemler ise tamir edilerek altın varakla ihya edilmiştir.

       
Şekil 4: Minare şerefesi onarım sonrası                                              


Şekil 5: Minare şerefesi onarım öncesi

İç Mekan: Sanatsal Bir Hassasiyet

İç mekandaki bezemeler ve özgün eserler için yüksek hassasiyetli konservasyon teknikleri tercih edilmiştir.

  • Kalemişi ve Sıva: Yapılan araştırma raspalarıyla ulaşılan özgün sıva katmanları mikroenjeksiyon yöntemiyle sağlamlaştırılmıştır. Arşiv verileri ve saha bulguları ışığında detaylı projelendirme çalışmaları yapılmış; kalemişi ihyası ve alçı malakari uygulamaları Koruma Kurulu onaylı projeler doğrultusunda tamamlanmıştır.

   
Şekil 6: Özgün veri belgeleme çalışmaları


Şekil 7: Araştırmalar sonrası ortaya çıkarılan kalemişlerinde mikroenjeksiyonla sağlamlaştırma çalışmaları
 


Şekil 8: Onaylı Projeler doğrultusunda kalemişi ihya ve tamamlama çalışmaları

Şekil 9: Avlu kubbeleri kalemişi ihyaları


Şekil 10: Ana kubbe kalemişi uygulama sonrası

  • 16. Yüzyıl İznik Çinileri: Cami içerisindeki nadide çiniler için özel bir konservasyon birimi kurulmuştur. Öncelikle mevcut durum detaylı şekilde belgelenmiş ve hasar tespit paftaları hazırlanmıştır. Her hasar durumu uzmanlarca önerilen müdahale yöntemleri; Bilim Heyeti ve idarenin değerlendirme ve katkıları ile geliştirilmiş ve aşamalı şekilde belgelenmiştir. Mikroenjeksiyon, envanter oluşturarak uygun görülen çinilerin sökülüp sağlamlaştırma sonrası montajı ve hassas yüzey temizliği gibi birçok yöntem kullanılmıştır.

 

  • Kündekari ve Ahşap İşçiliği: Fildişi kakmalı cümle kapısı ve kündekari kapaklardaki niteliksiz cilalar temizlenmiş; tamirat gerektiren bölümler analiz edilerek belgelenmiş ve uygun görülen müdahale yöntemleri ile alanda kurulan ahşap atölyelerinde özel tekniklerle onarılmıştır. Onarım sonrası gomalak cila ile ilk günkü görkemine kavuşturulmuştur.

CÜMLE KAPISI

Ceviz ağacından yapıldığı tespit edilen fildişi kakma geometrik kündekari cümle kapısı döneminin en eşsiz örneklerindendir. Çok çeşitli desenler barındıran kündekari parçaları üstün oyma işçiliğine sahiptir. Ceviz, pelesenk, armut vs. çeşitli ağaçlar ve kurşun kullanılarak ince işçiliklerle eşsiz süsleme örnekleri içeren cümle kapısı, 16. Yüzyıldan günümüze küçük çaplı bakımlardan geçmesine rağmen kapsamlı şekilde onarılmamıştır.

Günümüz restorasyonunda bütüncül şekilde incelenmiş, titiz analizler ve belgelemeler sonrasında özel bir atölye kurularak uzmanlarca ve Bilim Heyeti danışmanlığında konservasyonu yapılmış ve özel yöntemlerle cilalanmıştır.


·       Ana Kubbe Araştırma Raspası: Raspalar öncesinde ve sonrasında belgeleme aşamaları titizlikle yürütülmüş, tüm dönem katmanları belgelenerek değerlendirmeye sunulmuştur.

Titizlikle yapılan arşiv araştırmaları, görsel ve yazılı kaynak taramaları ve saha verileri kullanılarak  ortaya çıkarılan ve tek dönem katman olarak bulunan desenin 1752 depremi sonrasında nakşedildiği tespit edilmiştir.

Bilim Kurulu eşliğinde ve danışmanlığında tamamlanan projeler Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurlu onayına sunulmuş ve onay kararı sonrasında uygulama başlamıştır.


Şekil 11: Ana kubbe raspa sonrası ortaya çıkarılan desen ve belgeleme

Restorasyon sonrası

Statik Güçlendirme: Geleceğe Güvenle Bakış
Yapılan statik modellemeler ve analizler sonucunda önemli ölçüde yapısal sorun görülmemekle beraber, yapının olası depremlere karşı dayanımını artırmak amacıyla lokal müdahaleler planlanmıştır.

Bilim Heyeti ve idare değerlendirmesi sonrasında projelendirilen müdahaleler; Koruma Kurulu onayı sonrasında uygulanmıştır.

  • Tekstil Donatılı Güçlendirme: Ana kubbe, ağırlık kuleleri ve minare içlerinde, yapının özgün esnekliğini bozmayacak "lokal ve geri dönüşümlü" tekstil donatılı güçlendirme harcı uygulanmıştır.

Detaylardaki Özen: Halı ve Peyzaj

  • Özgün Halı Tasarımı: 16. yüzyıla ait Selimiye halılarının Türk ve İslam Eserleri Müzesi’ndeki örnekleri incelenerek desen ve renk inceleme ve belgelemeleri yapılmış; özgün halı referans alınarak hassas bir tasarım sürecine girilmiştir. Çeşitli numune denemeleri sonrasında uygun görülen desen ve renkte, özel tekniklerle yeni bir üretim gerçekleştirilmiştir.  

  • Peyzaj: Ziyaretçi aksları ve iklim koşulları gözetilerek hazırlanan çevre düzenleme projesi, Bilim Kurulu onayıyla hayata geçirilmiştir.

Peyzaj projelendirme ve tasarım çalışmaları

Sürdürülebilir Miras

Selimiye Camii restorasyonu, uluslararası koruma normları ve Venedik Tüzüğü ilkeleri çerçevesinde, Mimar Sinan’ın mirasına sadık kalınarak tamamlanmıştır. Bu süreç, sadece bir onarım çalışması değil, aynı zamanda yapının detaylı ve bütüncül şekilde incelendiği, kapsamlı tarihsel araştırmaların yapılıp arşiv araştırmalarının derinleştirildiği, yapı kronolojisini yeniden şekillendiren bilimsel bir çalışma niteliğindedir.

Güryapı tarafından, Aralık 2021’de başlayan kapsamlı restorasyon çalışmaları, 2026 yılı itibarıyla başarıyla tamamlanmıştır.

Cami geneli ve revaklı avludaki özgün kalemişi, çini ve malakari konservasyonları ve tamamlamaları, taş, ahşap ve metal elemanların müdahale yöntemleri, çimento esaslı sıvaların arındırılması ve yapı genelindeki tüm statik güçlendirmeler; Kurul Onaylı Proje, Uzman Bilim Kurulu ve İdare kararları, koruma ve restorasyon ilkeleri doğrultusunda titizlikle gerçekleştirilmiştir. Mimar Sinan’ın bu eşsiz mirası, yapılan bu titiz çalışmalarla gelecek nesillere aktarılmak üzere tüm ihtişamıyla şehre yeniden kazandırılmıştır.

Bu yazıyı paylaş:

İlgili Yazılar

Dünyanın önde gelen sualtı arkeolojisi uzmanları ikinci kez İstanbul’da bir araya geldi

Dünyanın önde gelen sualtı arkeolojisi uzmanları ikinci kez İstanbul’da bir araya geldi

Uluslararası Mustafa V. Koç Sualtı Arkeoloji Sempozyumu'nun ikincisi 18-19 Haziran tarihlerinde İstanbul’da yapıldı.

29 Haz 2026
Aspendos'ta 3. yüzyıla ait "Genç Eurymedon" tasviri bulundu

Aspendos'ta 3. yüzyıla ait "Genç Eurymedon" tasviri bulundu

Aspendos’ta yürütülen kazı çalışmalarında, mozaik sanatında oldukça sınırlı sayıda örneğine rastlanan bir nehir tanrısı betimlemesi gün yüzüne çıkarıldı.

18 Haz 2026
İnsanın İzi, Mekânın Belleği: Kent Arşivlerinde İstanbul

İnsanın İzi, Mekânın Belleği: Kent Arşivlerinde İstanbul

Eyüp Sultan Araştırma Merkezi’nde 9 Haziran 14:00'te “İstanbul'un Kadim Tarihinde Bir Gezinti" konulu sunumda insanın izinde, mekanın belleğinde taht şehri İstanbul konu edilecek.

07 Haz 2026
Copyright © 2026 Culturalheritageplatforms. All Rights Reserved. Website & Marketing by
Milkyway Logo Milkyway