Bari’deki San Pietro arkeolojik alanı, Edoardo Tresoldi’nin şeffaf mimari müdahalesiyle yüzyıllara yayılan katmanlı hafızasını yeniden görünür kılıyor.
Bari’deki San Pietro, kendini dönüştürmekten hiç vazgeçmemiş kadim bir mekân. Yüzyıllar boyunca yaşamın, düşüncenin ve kutsalın farklı biçimlerine tanıklık eden bir şehir parçası. Bu alanda madde defalarca şekillendirilmiş, her seferinde yeni bir geçiş ve dönüşüm yaşanmış. Her müdahale, geride iz bırakan bir dokunuş olarak mekânın hafızasına eklenmiş.
Tüm bu değişimler, şehrin evrimini ve insanların bu mekânı nasıl yaşadığını, burayı nasıl düşündüğünü anlatıyor. İnşa etmek, yıkmak ve yeniden inşa etmek… Tıpkı bir nefes gibi. Yüzyıllar boyunca aynı toprak parçasına kök salan katman katman bir birikim; farklı dönemlerde ibadet mekânı, ritüellerin ve şifanın merkezi, şehrin ve sakinlerinin kutsallık duygusunu koruyan bir odak noktası olmuş.
San Pietro’yu inşa etmek; kim olduğumuzu, neye değer verdiğimizi ve kutsallığın bizim için ne ifade ettiğini sorgulatan, sürekli yinelenen bir eylem gibi. Bu mekân, geçmişte kim olduğumuz ile bugün kim olduğumuz arasında kurulan açık bir diyalog; şehrin evrimine eşlik eden derin bir soru.
Projeye genel bakış
Sanatçı Edoardo Tresoldi’nin Bari’deki San Pietro arkeolojik alanı için inşa edilmekte olan eseri, dört yıllık bir çalışmanın ürünü. Proje, sanatçının 2016 yılında Siponto Arkeoloji Parkı’nda gerçekleştirdiği ve metal tel örgü kullanarak şeffaflık kavramını araştırdığı yapım yöntemini yeniden ele alıyor.
San Pietro bölgesinin tarihi, sürekli dönüşen mimari kimliklerin ve yapıların ardışık katmanlarından oluşuyor. Tresoldi’nin sanatsal müdahalesi, şehrin en eski kısmından günümüze kalanların varlığı ve yokluğu üzerinden konuşuyor; farklı yapıların yüzyıllar boyunca birbirini takip ettiği bir miras ve başkalaşım hikâyesini görünür kılıyor.
Son bin yıl boyunca bölgeyi şekillendiren mimari hacimlerden ilham alan proje, şehrin yeniden doğuş süreci ve güçlü sembolik mirasıyla süreklilik kurarak kente yeni ve özgün bir mekân kazandırmayı amaçlıyor. Müdahale, alanı etkileyen farklı zaman dilimlerinin katmanlaşmasını form aracılığıyla görünür kılıyor; iç içe geçmiş mimari yapıların aşamalı yolculuğunu, kişisel ve kolektif mirasın heterojen doğasını ortaya çıkarıyor.

Edoardo Tresoldi için yeniden inşa, şehrin kendisini yeniden tanımladığı; arketiplerle, geçmişin modelleriyle ve günümüzün duyarlılıklarıyla etkileşime girdiği bir “yeniden temellendirme” eylemi. Antik ama aynı zamanda güncel bir yapı olarak San Pietro, sanatçıya göre ibadethanelerle dolu geçmişi ve “şifa/bakım” misyonuyla kutsallığın anlamı ve bir tapınağa form vermenin önemi üzerine bugüne meydan okuyor.
Tresoldi’nin düşünce dünyasında kutsallık ve tapınak temaları, yapının sınırlarını belirleme ve duvarlarını inşa etme eyleminin kendisinde hayat buluyor. Sanatçı, müdahalenin merkezinde yer alan en eski kilisenin duvarlarında Bari bölgesindeki çağdaş kentsel yapıların yıkımından elde edilen agrega ve atık malzemeleri kullanıyor. Bu malzemeleri yeniden dolaşıma sokarak düşünsel süreci şehrin inşa edildiği öz maddeye kadar genişletiyor.
Mekânın maddi varlığıyla yeni ve anlam yüklü diyaloglar kurmak, kolektif hafızanın yerel arkeolojik ve mimari kalıntıları yeniden yorumlamasına olanak tanıyor. Bu süreç, işlevsel ve yaşayan bir inşa edilmiş alan içinde yeni okuma katmanları yaratırken mekânın kendi hafızasını üretmeye devam etmesini sağlıyor.
Edoardo Tresoldi’nin sanatsal müdahalesi; İtalya Kültür Bakanlığı tarafından desteklenen, Avrupa fonlarının katkısıyla hayata geçirilen, Puglia Bölge Sekreterliği koordinasyonunda başlatılan ve bakanlık reformunun ardından Bari Büyükşehir Belediyesi Arkeoloji, Güzel Sanatlar ve Peyzaj Denetleme Kurulu (Soprintendenza) tarafından yürütülen San Pietro Arkeolojik Alanı ve Santa Scolastica Arkeoloji Müzesi İyileştirme Projesi'nin bir parçası.
*Heritage İstanbul konferans konuşmacılarından olan Edoardo Tresoldi, 3 Nisan 12.15'te Yenikapı Avrasya Fuar ve Gösteri Merkezi'nde ziyaretçilerle buluşacak.
Milkyway